<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uygun Oteller</title>
	<atom:link href="http://uygunoteller.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://uygunoteller.net</link>
	<description>Uygun oteller, Tatil köyleri, Tatil Yerleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 22:12:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Lara</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/lara.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/lara.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:12:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya lara]]></category>
		<category><![CDATA[lara]]></category>
		<category><![CDATA[lara kundu]]></category>
		<category><![CDATA[lara müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[lara sahili]]></category>
		<category><![CDATA[lara tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[lara vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[lara'da gezilecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7607</guid>
		<description><![CDATA[Lara Kumsalı Lara ve Kundu&#8217;daki (eskiden Aksu) lüks otelleriyle Antalya’ya doğru hızla gelişen bir turizm merkezidir. Yeni tesis ve altyapı imarları bölgede halen devam etmektedir. Bölgede halen 15 tesis yaklaşık 30.000 adet yatak kapasitesi ile hizmet vermekte olup yapımı sürmekte olan diğer tesislerin tamamlanması ile yatak kapasitesi 30.000&#8242;in üzerine çıkacaktır. Antalya’nın en güzel nehirlerden biri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIVmkrrH7MI/AAAAAAAANHI/beadoZKmd8U/s1600/antalya.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 397px; height: 289px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIVmkrrH7MI/AAAAAAAANHI/beadoZKmd8U/s400/antalya.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513926099169963202" /></a><br />
Lara Kumsalı Lara ve Kundu&#8217;daki (eskiden Aksu) lüks otelleriyle Antalya’ya doğru hızla gelişen bir turizm merkezidir. Yeni tesis ve altyapı imarları bölgede halen devam etmektedir. Bölgede halen 15 tesis yaklaşık 30.000 adet yatak kapasitesi ile hizmet vermekte olup yapımı sürmekte olan diğer tesislerin tamamlanması ile yatak kapasitesi 30.000&#8242;in üzerine çıkacaktır. Antalya’nın en güzel nehirlerden biri olan Aksu nehri, Toros dağlarından doğarak Antalya şehir merkezini kat edip Akdeniz’e boşalır. Aksu bölgesi ismini bu nehirden almıştır. Aksu bölgenin en önemli antik şehirlerinden biri olan Perge’nin hemen yanında yer almaktadır. Aksu nehrinin denize döküldüğü noktada bulunan, Kundu sahili çam ormanları önünde yer alan muhteşem kumsalları ile Antalya-Lara sahiline bitişiktir. Kundu-Lara turizm merkezinin avantajları; Antalya şehir merkezine, havalimanına olan yakınlığı ve hızla büyümesidir.</p>
<p>Devlet Tesisleri: Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Lara Eğitim ve Dinlenme Tesisleri(Özel İdare Sosyal Tesisleri)</p>
<p>Larapark: Antalya Lara&#8217;da 5 kilometrelik sahilde, 3.427 dönüm arazi üzerinde inşaa edilen, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin en büyük Turizm projesidir.</p>
<p>Rakım: Deniz Seviyesi Havalimanına olan uzaklığı: 14 km Ziyaret edilebilecek yerler: Perge, Aspendos, Side, Kurşunlu Şelalesi&#8230;</p>
<p>Lara aynı zamanda bir isimdir. Su perisi anlamını taşır.</p>
<p>Roma mitolojisinde Lauium ırmağının perisi. Dedikoduyu ve aynı zamanda kesin bir sessizliği simgeler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/lara.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Finike</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/finike.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/finike.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 19:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya finike]]></category>
		<category><![CDATA[finike]]></category>
		<category><![CDATA[finike hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[finike ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[finike otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[finike sahili]]></category>
		<category><![CDATA[finike tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[finikede gezilecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7605</guid>
		<description><![CDATA[Finike ilçesi antik çağda ise Likya (Teke Yarımadası) olarak adlandırılan bölgede bulunmaktadır. Teke Yarımadası`nda M.Ö. 3. bin yıldan beri şehirleşme vardır. Fakat yapılan arkeolojik araştırmalar bu bölgede 2. Bin yıldan eskiye giden bir kent henüz tespit etmemiştir. Elmalı yakınlarında yapılan kazılar erken bronz çağı yerleşimini ortaya çıkarmıştır. Finike ilçe sınırlarında ve yakın çevrede birçok tarihi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIPtjB8hrTI/AAAAAAAANHA/AX3o_swMnBE/s1600/finike.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIPtjB8hrTI/AAAAAAAANHA/AX3o_swMnBE/s400/finike.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513511554905124146" /></a><br />
Finike ilçesi antik çağda ise Likya (Teke Yarımadası) olarak adlandırılan bölgede bulunmaktadır. Teke Yarımadası`nda M.Ö. 3. bin yıldan beri şehirleşme vardır. Fakat yapılan arkeolojik araştırmalar bu bölgede 2. Bin yıldan eskiye giden bir kent henüz tespit etmemiştir.</p>
<p>Elmalı yakınlarında yapılan kazılar erken bronz çağı yerleşimini ortaya çıkarmıştır. Finike ilçe sınırlarında ve yakın çevrede birçok tarihi kalıntı bulunmasına rağmen bunların tarihi Semahöyük kadar eskiye gitmemektedir. Bu kalıntılarda yapılan arkeolojik araştırmalarda elde edilen bulguların en eskileri Likya uygarlığından kalanlardır.</p>
<p>Doğu Akdeniz ticaretinin gelişmesi önce Persler`i, daha sonra Büyük İskender`i Likya`ya çekmiş ve İskender M.Ö. 330 yılında bütün Likya`yı denetimi altına almıştır. Likyalılar bu istilaya karşı koymamışlar ve teslim olmuşlardır. Büyük İskender`in ölümünden sonra denetimin zayıflaması, zaman zaman Suriye, Mısır ve Rodos`un Likya`da hegomonya kurmalarına yol açmıştır. Erken Hristiyanlığın başlamasıyla Myra (Demre) bölgede yayılan Hristiyanlığın merkezi haline gelmiştir. Helenler ve Romalılar döneminde her türlü değerlerini kaybeden Likyalılar Bizans hakimiyeti ile eriyip gitmişlerdir.</p>
<p>Bizans döneminde kısa dönemli Arap saldırı ve işgallerini yaşayan bölge, Bizans hakimiyetinden sonra 1207-1308 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devleti`nin hakimiyetinde kalmıştır. 1426 yılında Osmanlı idaresi başlamıştır. Osmanlı idaresinde Elmalı kazasına bağlı bir nahiye merkezi iken 1914 yılında kaza olan Finike 1919-1921 yılları arasında İtalyanların kısa süren işgaline uğramıştır.</p>
<p>Marina</p>
<p> Finike,tarih boyunca önmeli bir yükleme ve boşaltma liman kenti olmuştur. Denizci bir millet olan Fenikeliler, Finike ve Akdeniz`in değişik limanlarından yükledikleri malları, başka limanlara satarak, kendi devirlerinde ticareti geliştirmişler ve zengin olmuşlar. Tarihin seyri içinde Finike limanının durgun zamanlarıda olmuştur. Cumhuriyet döneminde de uzun süre atıl kalan limanda, uzun yıllar sadece balıkçı teknekeri barınmıştır. 1966 yılında balıkçı tekneleri ve yatların fırtınalı havalarda barınabilmeleri için yeni bir barınak yapımına başlanmış ve bu barınak 1970 yılında tamamlanmıştır. Finike marina, Finike`nin coğrafi ve kültürel konumuyla yat turizmini birleştirerek, ilçemiz ve ülke ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır. Bu konum Finike marinasını önemli bir yatçılık merkezi yaparak, Finike`ye de uluslararası bir liman kenti ve yat turizmi merkezi statüsü kazandırmıştır.</p>
<p>Limyra taşı </p>
<p>Antalya iline 120 km. uzaklıkta, Finike kazasının denize 5 km. mesafede ve tarihi Limyra bölgesindeki ocaklardan çıkarılmaktadır. Açık krem renginde homojen bir yapıya sahip kireç taşıdır. Taşınabilir büyüklükte, istenilen ebatta blok vermektedir. Hafif ve yalıtkan özelliğinden dolayı dış kaplama malzemesi olarak aranılan iç ve dış pazarda beğeni kazanan bir yapı taşıdır.</p>
<p> Teknik Özellikler </p>
<p>Ağırlıkça su emme ve birim hacim ağırlığı deney sonuçları bu taşın orta yoğunlukta bir yapı taşı olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir. </p>
<p>Mekanik dayanımlar kuru ve yaş numuneler üzerinde yapılmıştır. Kuru numunelerde elde edilen basınç dayanımı, eğilmede çekme modülü ve eğilme dayanımı değerleri bu taşın yüksek yoğunluklu bir yapı taşı olarak sınıflandırılabileceğini göstermektedir. Ancak taşın suya doygun hale gelmesi durumunda bu mekanik dayanımlarda önemli azalmalar gözlenmiştir. Doygun numunelerde ölçülen dayanım değerlerine göre ise bu taş orta yoğunlukta bir yapi taşı özelliği göstermektedir. Söz konusu kireç taşının mekanik dayanımlarının su ile doygun hale gelmeye olan hassasiyeti pratikteki uygulamalar açısından dikkate alınmalıdır. </p>
<p>Donma çözülme deneyindeki gözlemler ve ölçülen ağırlık kayıpları açısından bu taş TS deki yapı taşlarının donmaya dayanımı için verilen sınırları sağlamaktadır. </p>
<p>Aşınma deney sonuçları genellikle yaya ve lastik tekerlekli araç trafiğine maruz dogal yapı taşları için TS de verilen şartları sağlamaktadır.</p>
<p>Genel bir değerlendirme yapılmak istendiğinde, doğal kireç taşından kestirilip laboratuvarlara getirilmiş olan numuneler üzerinde yapılan deneyler sonucunda, bu taşın ilgili ASTM ve TS standartlarına dogal yapı taşları için verilen sınır değerleri sağladığı sonucuna varılır. Ancak, suya doygun halde dayanımlardaki kayıpların taşın kullanım imkanları için dikkate alınması gerektigi görüşündedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/finike.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kumluca</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/kumluca.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/kumluca.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 19:11:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya kumluca]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca antalya]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca sahili]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kumluca vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[kumlucada gezilecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7603</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin incisi, turizm cenneti güzel Antalya&#8217;mızın şirin ilçesi Kumluca&#8217;nın tarihi pek yenidir. Ama bu münbit topraklarda Türklerden önce, ilkçağlardan beri birçok kavimlerin yaşadığı çeşitli devletler kurdukları, bıraktıkları eserlerden anlaşılmaktadır. Antalya bölgesinin Anadolu Selçukluları tarafından Süleyman Şah zamanında alındığı bilinmektedir. Fakat Kumluca ve çevresinde Selçuklulardan kalma hiçbir esere rastlanmamaktadır. Anadolu&#8217;yu işgal eden Moğolların 1336&#8242;da çekilmesiyle Anadolu&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIPqogTNg8I/AAAAAAAANG4/XY8_XCPk8kA/s1600/_0_1190248672.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIPqogTNg8I/AAAAAAAANG4/XY8_XCPk8kA/s400/_0_1190248672.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513508350417798082" /></a><br />
Türkiye&#8217;nin incisi, turizm cenneti güzel Antalya&#8217;mızın şirin ilçesi Kumluca&#8217;nın tarihi pek yenidir. Ama bu münbit topraklarda Türklerden önce, ilkçağlardan beri birçok kavimlerin yaşadığı çeşitli devletler kurdukları, bıraktıkları eserlerden anlaşılmaktadır. Antalya bölgesinin Anadolu Selçukluları tarafından Süleyman Şah zamanında alındığı bilinmektedir. Fakat Kumluca ve çevresinde Selçuklulardan kalma hiçbir esere rastlanmamaktadır. Anadolu&#8217;yu işgal eden Moğolların 1336&#8242;da çekilmesiyle Anadolu&#8217;da beylikler dönemi başlayacaktır.Bu dönemde Hamitoğulları Beyliğinin bir kolu olan Tekelioğulları yöreye hakim olmuşlardır. Yıldırım Bayezit döneminde yöre Osmanlı egemenliğine girmiştir. </p>
<p>Bütün bu devirlerde Kumluca&#8217;da yerleşik hayatın olmadığı anlaşılmaktadır. Hayvancılık yapan göçebe Türkler, yazın Elmalı ve Korkuteli yaylalarında, güzü Kuzca ve çevresinde, kışı da Kumluca ve çevresinde geçirirlerdi.O günlerde bugünkü Kumluca ilçesi sınırları içindeki bölge, Iğdırmağardıç veya kısaca halk dilinde Gardıç adı ile tanınırdı.Bugünkü ilçe merkezinin içinde bulunduğu münbit ova, o günlerde tamamen fundalık ve bataklıklarla dolu olduğundan, ilk yerleşim;ilçe merkezinin 5 km. kadar doğusunda tepelerin eteklerinde Sarıkavak adıyla 1830 yıllarında yapılmıştır.Daha önce Teke sancağı adıyla Konya İline bağlı olan ilimiz Antalya&#8217;nın, 1914 yılında bağımsız bir il olması ile, Sancağa bağlı idari teşkilatta yeni bir takım düzenlemelere gidilmiştir.Elmalıdan ayrılan Finike ile Antalya&#8217;ya bağlı Iğdırmağardıç Bucağı Kumluca ve Kemer diye ikiye ayrılarak,Kemer Antalya&#8217;ya, Kumluca da Finike&#8217;ye bağlanmıştır. Bu sırada Sarıkavak Iğdırmağardıç, Bucağının bir köyüdür. Bugünkü Kuzca köyü ise,o zaman ayrı bir bucak idi.1924 yılında Kuzca Bucağının merkezi Gödene &#8216;ye (Altınyaka) alınmış ve zamanla göçebe halkın yerleşerek kalabalık bir merkez haline getirdiği bugünkü ilçe merkezinin bulunduğu yerde Kumluca Bucağı kurulmuştur.Kumluca Bucağı sonraki dönemde daha da büyümüş,7033 sayılı kanunla 1.4.1958&#8242;de Finike&#8217;den ayrılarak ilçe olmuştur.</p>
<p>KUMLUCA&#8217;DA TARiH ÖNCESi ÇAĞLAR<br />
İlçemiz ilkçağlardan beri birçok devletlerin yerleşim alanı içinde yer almıştır.Bunlardan Likyalılar, Fenikeliler,Romalılar ve bir kavim olan Selimler sırasıyla ilk yerleşip dağılan topluluklar olarak bilinir. </p>
<p>KUMLUCA&#8217;NIN ADININ NEREDEN GELDİĞİ<br />
Kumluca adının şuradan geldiği rivayet edilir:Henüz bugünkü ilçe merkezinde hiç, yerleşme yokken, Sarıkavak &#8216;tan bir köylü Gavur deresinin batı kıyısında kumluk ve fundalık bir arazi olan şimdiki şehir merkezinin bulunduğu yere karpuz ekmiş.Kumsal ve verimli arazide karpuzlar oldukça iri olmuş.Yetişen karpuzları yetiştiricisi köylere götürüp satarken, köylüler bu karpuzları nerede yetiştirdiğini sormuşlar.O da &#8220;derenin kıyısındaki kumluca yerde&#8221; diye cevap vermiş.Bu köylünün meşhur karpuzlarının methi, karpuzların yetiştiği yerin adının zamanla &#8220;Kumluca&#8221; olmasına neden olmuştur. Eskiden karpuzları ile ün kazanmış olan Kumluca &#8216;da bugün çağın gereklerine uyularak, cam ve plastik seralarda turfanda sebzecilik yapılmakta ve Türkiye&#8217;nin sebze ve narenciye ihtiyacının önemli bir kısmı buradan karşılanmaktadır. </p>
<p>İLÇENİN YERİ<br />
Kumluca ilçesi,Akdeniz Bölgesinin Batı Akdeniz Bölümünde,Antalya Körfezi&#8217;nin batı kısmındaki Teke Yarımadası diye adlandırılan Antalya Körfezi ile Fethiye Körfezi hizasında Akdeniz&#8217;e doğru uzanan uzantı üzerinde yer almaktadır. ilçenin güneyinde Akdeniz,kuzeyinde Korkuteli ilçesi,doğusunda Kemer ilçesi, batısında Finike ilçesi,batı ve kuzeybatı yönünde de Elmalı ilçesi bulunmaktadır.</p>
<p>JEOLOJİK YAPISI<br />
İlçe merkezinin bulunduğu zemin,Alakır çayı ile Gavur deresinin dağlardan sürükleyip getirdiği alivyonlu bir ovadır.Yer yer çakıl, kum ve toprak katmanlarından oluşmuş olan bu ovanın oluşumu yenidir.Dağ köylerinde ise eğimli ve hafif taşlı, fakat genellikle verimli bir toprak yapısı mevcuttur.</p>
<p>YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ<br />
İlçe,üç tarafı dağlarla çevrili,denizden kuzeye doğru uzanarak Tatlık mevkiinde son bulan verimli bir ova üzerinde yer almaktadır. Bu ovanın doğuya doğru uzantısı üzerinde Mavikent Kasabası bulunmaktadır. Ova üzerinde Mavikent ten başka altı köy daha vardır.ilçenin kuzeyindeki dağlar gittikçe yükselerek Beydağları&#8217;na kadar uzanan engebeli bir arazi oluşturmuştur. En önemli dağları;doğuda Musa Dağları,Çatal tepeler,Baldıranlı ve Eren Dağı,kuzeyde Çömekli Dağı, Daz Dağı ve Teke Dağıdır.</p>
<p>AKARSULARI<br />
Finike ilçesi ile ilçemizin sınırlarını teşkil eden Alakır Çayı Beydağlarının eteğindeki kaynaklardan beslenmektedir. Bu çayın yukarılarında alabalık, denize yakın yerlerinde tatılsu kefali yetişir.Çayın 20 km. kadar yukarısında bir baraj kurulmuştur.Bu Barajın Suları ile Kumluca ovası sulanmaktadır. Salur köyündeki Akdağın altından kaynayıp gelen Göksu ise Kumluca&#8217;nın ikinci akarsuyudur.</p>
<p>İKLİMİ<br />
Kumluca&#8217;da yazları kurak ve sicak,kışları ılık ve yağışlı geçen tipik bir Akdeniz iklimi hüküm sürer.ilçe merkezine hemen hemen hiç,kar yağmaz. Fakat Altınyaka, Gölcük, Kuzca, Büyükalan,Dere ve karacaören köyünün yüksekte kalan kesimlerine kış aylarında kar yağar. </p>
<p>YAYLALAR<br />
İlçe merkezi ve ova köylerinde yaşayan halkın büyük bir bölümü deniz kenarında ahşaptan yapılma obalarda yazı geçirir,bir kısmı ise Karagöl,altınyayla,göllü,söğütcuması gibi yaylalara gider.<br />
Hayvancılıkla uğraşan (azda olsa) kesim ise beydağı,Akpınar ve kırkpınar gibi beydağlarının üzerinde bulunan yaylalarara giderler.<br />
Beydağları üzerinde bulunan bu yaylalara araba ulaşımı imkanı olmadığı için diğer halkın gitmesi olanaksızdır. </p>
<p>BİTKİ ÖRTÜSÜ<br />
İlçemiz bitki örtüsü bakımından çok zengindir.Doğu,batı ve kuzey kesimlerinde ormanlık alanlar ve yükseklerde yaylalar vardır.Ormanlık sahaların etek kısımlarında yapraklı ve maki türleri, yükseklere doğru yapraklı ve ibreli türler,en yükseklerde ise ibreli ağaçlar hakimdir.Yüksek dağların zirveleri ise çıplaktır En çok sırası ile çam, sedir, pıynar, mese, ardıç,gök ağaç, yabani zeytin, yabani armut ve çınar gibi ağaçlar yetişmektedir. Kumluca ovası bağlık bahçeliktir. Bahçelerde en çok portakal, limon, mandalina, greyfurt, zeytin, iğde, nar ve yeni dünya gibi meyve ağaçları yetiştirilmektedir.<br />
Ayrıca Salur, Mavikent ve Karaöz&#8217;de muz üretimide yapılmaktadır. Altınyaka, Karacaören gibi yüksek kesimlerde ise elma,şeftali, kayısı,erik, fındık, incir, üzüm, ceviz, ayva, dut yetişir, Maki topluluğu olarak mersin, hayıt ve çaltı en çok yetişen bitkilerdendir.</p>
<p>GELENEK-GÖRENEKLER MAHALLİ OYUNLAR<br />
Grup oyunları oynanmayıp, ferdi oyunlar oynanmaktadır. Yörenin en meşhur oyunu teke zortlatmasıdır. Yayla yolları, çiftetelli ve kırmızı gül oyunları ile Muğla ve Ege yöresinin zeybek oyunları oynanır. Son yıllarda Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan Teke Yöresi Halk oyunları kursu ile yöresel oyunlar halkımıza dahada iyi öğretilmektedir. Ayrıca KUMTAD Kumluca Kültür,Turizm,Tanıtma ve Dayanışma Derneğinin Halkoyunları ekipleri vardır.</p>
<p>DEVE GÜREŞİ<br />
Halk deve güreşini çok sever.Her kış birkaç sefer deve güreşleri tertiplenir. Bu güreşlere kadın, erkek ve çocuklar gelerek eğlenirler. Bu Güreşlerde Kumlucanın dışında Kale (Demre) İlçesi ve Aydın-Denizli İllerinden Develer gelir.</p>
<p>GELENEKSEL DÜĞÜN TÖRENLERİ<br />
İlçemizde evlenme olayı şöyle gerçekleşir:önce oğlan tarafından bir kişi kız tarafından bir kişi ile kızın babasına dünür olarak geleceklerine dair haber gönderir. Perşembe akşamı evlenecek oğlanın babası,annesi varsa amcası,dedesi,ninesi birlikte kız evine giderler. Bir iki saatlik sohbetten sonra asıl konuya geçilir.Oğlan tarafının en yaşlısı &#8220;Allah&#8217;ın emri,Peygamberin kavli ile kızınız &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.&#8217;i oğlumuz &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..&#8217;a layık gördük,siz de layık görüyorsanız evlendirmek istiyoruz&#8221; diyerek kız tarafının en yaşlısından kızı ister.Genellikle gönüllü de olsalar kızı hemen vermezler.&#8221;Onbeş gün düşünelim,Allah çiftlediyse bu iş olur.&#8221; derler.Onbeş gün sonra tekrar gidildiğinde gönülleri varsa kızı verirler. Başka bir gün sonra perşembe akşamı da düğün tarihi ve gelin adayına neler takılacağı konuşulur. Düğün Hazırlıkları bir hafta önceden başlar.Bu hazırlıkların bazıları şunlardır. Köyün Gençleri Düğünde kullanmak için Dağdan odun toplarlar.Keşkeklik Buğday hazırlanır.Ekmeklik un için değirmene gidilir.v.s. Düğün oğlan evinde Salı günü veya Cuma günü başlar. Oğlan evinde yapılan bu törene oğlan kınası denir. Aynı gün öğleyin &#8220;kendirlik&#8221; denilen törenle kız evine gidilir, kızın çeyiz olarak hazırladığı eşyalar alınır ve oğlanın evine serilir. Bu törende gençler de kız evinden aldıkları ve özel olarak kız tarafından bu gün için hazırlanmış yastığı alarak &#8220;yastık yarışı&#8221; denilen koşu yarışına başlarlar. Koşuda öne geçen yastığı alır ve oğlan evine kim önce yastığı getirerek oğlana verirse oğlandan bahşişini alır. Aynı törende oğlanın kıza takacağı takılarla elbiselerde kıza gönderilir. Çarşamba veya cumartesi günü ise kız evinde kız kınası denilen tören düzenlenir.Akşam eğlenirken kıza kına yakılır. Köyün diğer genç kızlar da gelin adayının çevresinde oynayarak maniler söylerler.</p>
<p>Yine bu tören sırasında oğlan ve kızın anne-baba ve akrabaları gelin adayına para veya bilezik kolye gibi hediyeler verirler.Bu yeni kurulacak yuvaya akrabaların bir katkısı anlamına gelmektedir. Perşembe veya pazar günü ise &#8220;gelin alma&#8221; töreni ile düğün sona erer. Gelinin yeni evine girişi de özel bir törenledir.Gelin evine girmeden önce kurban kesilir, kapının önüne köylülerin ekmek pişirdikleri saç konur.Sacın üstüne içi su dolu bir ibrik konur. Gelin adayının gireceği kapıya bir de ince ip bağlanır.Gelin önce sacın üstündeki ibriğe bir tekme vurarak suyu döker. Sonra eline verilen keser ile kapının yan tarafına bir çivi çakar. İşaret parmağına kaynanası tarafından sürülen tereyağını kapının üst pervazına sürer. Sonra da ipi kırar içeriye girer. Gelini getiren atın sahibine bahşiş verilir ve at taş atarak kovalanır.Bunun anlamı atın bu eve bir daha gelin getirmemesi dileğidir. Eğer gelin, karısı ölmüş bir damat ile evleniyorsa eve pencereden girer.Bunun da anlamı yeni gelinin de aynı kapıdan girmesi ona da ölüm getireceğine inanılmasıdır. Erkekde eve girerken arkadaşları tarafından çeşitli şakalarla dövülerek eve girer. Düğünlerde seyirlik oyun olarak &#8220;Arap Oyunu&#8221; denilen ve halkı eğlendiren oyunlar oynanmaktadır. Bu oyunda,erkeklerin kılıklarını değiştirerek kız ve arap ile efe rollerini paylaşarak oynadıkları çeşitli olaylarla halkı eğlendirirler. Ayrıca Teke Yöresine has Topal oyunu oynanır. Gelin Bir başka köye gidiyorsa Köyün gençleri Oğlan tarafından Ergenlik adı verilen bir bahşişi almadan Gelini evin kapısından çıkarmazlar. Bu bahşiş düğündeki çalışmaları karşılığı ve gelinin bir köydeki gençler yerine bir başka köye gitmesi karşılığı alınır ve köyün gençleri bu bahşiş ile topluca eğlenir.Günümüz düğünleri ise düğün salonlarında bir akşam kadın erkek karışık eğlence şeklinde olmakta ertesi günü gelin alması yapılmaktadır. Yukarıda anlatılan düğünlerin benzerleri dağ köylerinde halen yaşatılmaktadır.</p>
<p>MAHALLİ YEMEKLER VE SOFRA ADABI<br />
Kış günlerinde buğday,mısır,nohut ve fasulyeden yapılan kölle ile yine mısır unundan yapılan arabaşı,Genellikle düğün ve toplu yemeklerde buğdaydan yapılan keşkek ve yayla kesimlerinde yapılan höşmerim yemekleri meşhurdur. Bu yemekleri bilhassa sülalede en yaşlı ailenin evinde yaparlar. Diğer akrabalar o eve davet edilir. Bu toplantılarda sohbetler edilir, zekir oyunları oynanır, böylece akrabalar arasındaki sevgi saygı bağları kuvvetlenmiş olur. Sofra kurulunca yemeğe önce büyüklerin başlaması adettendir.Arife ve Kandil günleri yine bir aile büyüğünün evinde topluca yemek yenir. Kurban bayramında Kurban kesildikten sonra dağlık olan köylerimizde mahellenin bir yerinde topluca herkesin katılımı ile diğer mahallelerden gelen misafirlerle birlikte kurban eti yenir.</p>
<p>İLÇENİN MİLLİ ÖRF VE ADET, GELENEK VE GÖRENEKLERİ<br />
Köylerimizde bayram günlerinde şöyle bir adet vardır:Bayram namazından çıkıldıktan sonra halk ve köyün çocukları köy meydanında toplanırlar.Meydanın ortasında bir kilim serilir.Kilimin üstünde herkes birer ikişer kilo şeker döker. Köyün imamı bir dua okuyarak çocuklara elindeki çubukla bir işaret verir. Bu işareti alan çocuklar hemen kilimin çevresinde halka halinde toplanarak şekerlerden yemeğe başlarlar. Bundan sonra topluca evler gezilir, bayramlaşılır,ihtiyarların hatırı sorulur. Daha önce köyde,köylüler arasında bir takım kırgınlıklar olmuşsa muhtar, ihtiyar heyeti ve diğer büyükler tarafından barıştırılır. Bayramda köyde hiç küs kimse kalmaz.Kumluca&#8217;nın bilhassa Erentepe, İncircik, Karacaören, Kuzca gibi dağ köylerinde ise Ekin ekme ve biçme imece usulü yapılır. Köylüler toplanarak hep birlikte çalışırlar. Kimin ekini Ekiliyor veya biçiliyorsa,o köylü tarafından bir oğlak kesilerek öğleyin yenilir. Bir davulca ile bir zurnacı da çaldıkları müzikle çalışanları eğlendirirler. Ova köylerinde ise geniş çapta imece olmamasına rağmen, seralara plastik örtüleri örtülürken yardımlaşılır. </p>
<p>MAHALLİ KIYAFETLER<br />
Eskiden erkekler &#8220;çakşır&#8221; denilen şalvarları, kadınlar da daha ziyade düğünlerde &#8220;üç etek&#8221; denilen uzun etekliye belden kuşaklı bir elbise giyerler. Erkekler çakşırların üstüne (belden yukarı) çizgili gömlek ve bele işlemeli, beyaz kuşak kuşanırlardı.Bugün bu yöresel elbiseler giyilmez olmuş,fakat kadınlar hala sandıklarında üç eteklerini saklamaktadırlar. </p>
<p>MAHALLİ EL SANATLARI<br />
İlçemizin bilhassa Erentepe köyünde çul,çuval (gireniz çuval= Döşemealtı halılarındakine benzer motifleri vardır.), ihram denilen örtüler dokunurdu. Seracılığın yaygınlaşması ve gelirinin daha fazla olması nedeni ile bu mahalli el sanatları terkedilmeğe başlamıştır. Yine Kuzca köyünde de tahta kaşık ve bıçak sapı yapılmaktadır. İlçe Merkezinde ise orak, çapa, keser, tahra, pulluk yapan demirciler vardır.İlçemiz Çavuş (Adrasan) Köyünde hasır dokunmaktadır. Köylüler bu işi ata mesleği olarak benimse diklerinden çok güzel eserler çıkarmaktadırlar. Hasır Adrasan Gölünde yetişen bir tür kamıştan yapılmaktadır. Kamışlar Ağustos ayı içinde biçilerek kurutulur.<br />
Hasır tezgahı 1,80 x 3.00 metre ebatında bir düzenektir. Dokuma esnasında sık sık su serpilir. </p>
<p>BÜYÜKLER VE KÜÇÜKLERİN EĞLENCE OYUNLARI<br />
Eskiden bilhassa uzun kış gecelerinde belli evlerde toplanan insanlar zekir oyunu oynarlardı.Bu oyun bir tepsinin üzerine kapatılan 9 fincan ile iki takım arasında oynanır.Takımlardan birisi fincanlardan birisinin altına küçük bir parça saklar karşı tarafta bu fincanı bulmaya çalışır. Ayrıca Dokulcun, Üçek gibi oyunlar halk arasında, gençler arasında çelik çomak,uzun eşek, birdirbir, çocuklar arasında körebe, göçek beştaş gibi oyunlar oynanırdı.</p>
<p>EFSANELER<br />
Tarihçi Homeros&#8217;un bir efsanesi vardır ki; bu efsanede anılan yer Kumluca&#8217;nın Yazır Köyü sınırları içinde bulunan Çıralı(Olympos)dır. </p>
<p>Efsane şöyledir:<br />
Eski yunanistan&#8217;ın Argos ilinde Efry Kralı&#8217;nın talihsiz fakat yiğit bir oğlu varmış.Asıl adı Hipponus olan bu delikanlı bir gün avlanırken yanlışlıkla kardeşi Belleron&#8217;u öldürmüş. Bundan sonra ona &#8220;Belleron&#8217;u yiyen&#8221; anlamında olan Bellerofon adını takmışlar. Keder içinde baba ocağını terketmiş ve o zamanki Tirynt şehrine ve oraların Kralı Proetos&#8217;un yanına gelmiş.Onun konuğu olmuş. Kral Proetos&#8217;un güzel karısı tanrısal Ante,yakışıklı Bellerofon&#8217;a tutulmuş. Ne varki dürüst delikanlı bu aşka mukabele etmemiş. Kadın da o hırsla ve kinle kocasına: -Bana aşk ilan ederek benimle birleşmek isteyen Bellerofon&#8217;u öldürmezsen, Tanrılardan senin helakini dilerim,demiş. Karısının böyle konuşması üzerine Kral Proetos çok kızmış, ama elini konuğunun kanı ile kirletmek istememiş.Bir tahtaya birşeyler yazmış, tahtayı dokuz defa sarmış, Bellerofon&#8217;un eline tutuşturarak kaynatası Lykia ülkesinin Kralı lobates&#8217;e götürmesini söylemiş. Tahtada, Bellerofonun Kraliçe Ante&#8217;ye sarkıntılık ettiği,bu sebebten de öldürülmesi yazılı imiş.Bellerofon ölüm fermanı koltuğunda olduğu halde,Lykia&#8217;ya gelmiş.Lykia (Likya) ülkesinin başşehri olan Xanthos (Kısantos=Kınık)&#8217;taki Kral sarayına varmış.Kral Lobates, kendisini sevgi ile karşılamış, dokuz gün, dokuz gece konuk etmiş.Hergün bir boğa kesip ikramda bulunmuş. Onuncu gün sabah olunca,kral, damadı Proetos&#8217;tan getirdiği mektubu istemiş. Okuyunca Bellerofon&#8217;un öldürülmesi gerektiğini anlamış. Ne varki lobates de elini kana bulamak istememiş ve onu Lykia ülkesinde dehşet saçan Himera ejderhasını öldürmeye göndermiş. Himera ejderhası o zamanlar Himera dağının eteğinde imiş. Aslan gibi kükredikçe ağzından alevler fışkırırmış, değdiği herşeyi yakarmış.Mitolojide kanatlı bir at olarak tanınan ve adı pegasus olan atı,tanrılar yardımı ile Bellerofon yakalamış ve üstüne binmiş.Atın üstündeki Bellerofon&#8217;u gören ejderha doğuya doğru kaçmaya başlamış.Ancak önüne deniz çıkmış.Bellerofon ejderhayı denizin kıyısında yakalayarak atı ile gökyüzüne yükselmiş ve ejderhaya yukardan saldırarak, onu mızraklamış Ejderha ölmüş ama alev fışkırtan ağzı Yazır Köyü&#8217;ndeki Çıralı (Olympos)&#8217;da hala alev fışkırtmaya devam etmektedir.Çıralı denilen yerde gerçekten devamlı olarak alevler çıkan bir yer vardır. Tabii bu alevler gerçekte Himera ejderhasının ağzından çıkan alev değil, yerden çıkan bir yanıcı gazın tutuşmasındandır. GÜZÖREN KÖYÜ (SAVRUN)DE ULU KİŞİ Rivayete göre yaklaşık 400-450 yıl önce Bugünkü Elmalı ilçemizde ikamet ettiği söyleniyor.&#8221;Dede&#8221; ismiyle bilinen bu zat,ulu kişi çok gezer.çok gezdiği için çevre il ilçe ve köylerde bilinen ve tanınan bir kişidir.Çok iyi huylu,iyi kalpli,herkese hayır dua eden,herkesi seven ve hoşgörüyle yaklaşan kişiliği bilinen özellikleri.Bölgede tüm insanların sevip saygı gösterdiği Dede vasiyetinde şunu der; &#8220;herkes gibi bende öleceğim,ben öldüğümde benim cenazemi kim kaldırıp götürürse onlar beni kendi memleketlerine götürüp defnetsinler&#8221; der.bir gün gelir Dede vefat eder.Bu vasiyeti bilen köy ve kent halkları akın akın elmalıya gelirler,ama birtürlü cenazeyi kaldıramazlar.Derken İlçemiz Güzören (Savrun) köyünden&#8217;de bir heyet gider.Ve dedenin cenazesini kolaylıkla kaldırıp Güzören(savrun)&#8217;e getirip defnederler. </p>
<p>Bu günkü Güzören köyü mezarlığının 200-300 metre kuzey doğusundaki meşe ağaçlarının yanında sade bir kabirde yatmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Güzören köylüleri Dede&#8217;nin kabrinin üzerini sade bir türbe ile kapattılar.Bu kabrin başında yıllardır yağmur duası yapılır.yağmur duasına çevreden heryıl artan bir katılım olur ve o gün güzören köylüleri tüm misafirleri ağırlayarak yemek ikram ederler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/kumluca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serik</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/serik.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/serik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:04:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Serik]]></category>
		<category><![CDATA[Serik Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Serik Otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Serik Sahili]]></category>
		<category><![CDATA[Serik Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Serik Vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[Serik'te Gezilecek Yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7599</guid>
		<description><![CDATA[Serik ilçe merkezi, Antalya&#8217;nın 38 Km. doğusundadır. Akdeniz&#8217; de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km. içeride, denizden 26 m. yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 Km²&#8217; dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir. Serik, Antalya Ovası&#8217;nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIJDD1X4jTI/AAAAAAAANGw/KSzWeOxgD_Y/s1600/serik2.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TIJDD1X4jTI/AAAAAAAANGw/KSzWeOxgD_Y/s400/serik2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513042627000831282" /></a></p>
<p>Serik ilçe merkezi, Antalya&#8217;nın 38 Km. doğusundadır. Akdeniz&#8217; de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km. içeride, denizden 26 m. yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 Km²&#8217; dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir. Serik,<br />
Antalya Ovası&#8217;nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Serik İlçesi batıda Antalya merkez ilçe; doğuda<br />
Manavgat; kuzeyde<br />
Burdur&#8217;un<br />
Bucak ilçesi ile<br />
Isparta&#8217;nın<br />
Sütçüler İlçes; güneyde ise<br />
Akdeniz ile çevrilidir. </p>
<p>Dağlık kesimlerinde hayvancılık, ormancılık, ova kesimlerinde de ziraatçılık özellikle turfanda sebzecilik yapılmaktadır. Ticari hayatı Antalya şehir merkezine bağlıdır. İlçenin kuzeyinde batı<br />
Toros Dağları yükselmeye başlar.</p>
<p>İlçede<br />
Akdeniz İklimi hakimdir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Bu iklimin sonucu olarak doğal bitki örtüsü de<br />
makilerdir. Bölgenin en önemli akarsuları, Köprüçayı ve Aksu çaylarıdır.</p>
<p>Tarihi</p>
<p>Serik&#8217;te ilk yerleşim yeri, M.S.II yüzyılda </p>
<p>Bergama Krallığı&#8217;na bağlı olarak bugünkü Yanköy Köyü yakınlarında bulunan<br />
Sillyon (Koçhisar tepesinde) da ve </p>
<p>Belkıs Köyü&#8217;nde Aspendos olarak iki yerde kurulmuştur.<br />
Osmanlı maliye ve tapu kayıtlarında serikli, seriklü cemaat ya da aşiret boyunun yerleştiği ve ismini verdiği ilçe. Serik , Seriklü konar göçer yörükan taifesinin anadoluda ki diğer yerleşim alanları : Kayseriyye, Kırşehri, Beğşehri,İçel ve Aydın sancakları.</p>
<p>Osmanlı son zamanında nahiye merkezi bugünkü Çandır beldesi ve SERİK sancağı diye anılır. Bugünkü ilçe merkezi o zaman Şevketiye isminde ve 1895 yılıda 49 hane olarak Teselyanın kaybedilmesiyle oradan gelen Hacı ismailli aşiretince kurulmuştur. Göç ettikleri için kendilerine muhacır (macır) demişlerdir.Birkısmı İzmirde diğer birkısmıda evveli Şam ahiride Şam diyerek bugünkü Şam şehrindedir.</p>
<p>Batı Trakya Türkleri<br />
Balkan Savaşı sırasında<br />
Muhacir olarak,<br />
Girit Savaşı sırasında ise, </p>
<p>Girit Türkleri Serik&#8217;e gelip yerleşmişlerdir.</p>
<p>Nüfus Durumu</p>
<p>2000 Yılı genel nüfus sayımına göre İlçenin toplam nüfusu 109.360‘ dır. Nüfusun 30.579&#8242;u İlçe merkezinde, 44.052&#8242;si kasabalarda, 34.729&#8242;u köylerde yaşamaktadır. </p>
<p>Ekonomisi</p>
<p>İlçenin çalışma hayatı mevsimlere göre değişiklik göstermektedir. Özellikle yaz aylarından turizm sektöründeki canlılık ilçenin gelir kaynaklarındandır. Bunu dışında ilçenin ekonomisinin büyük bir bölümü tarıma dayalı olup, halkın % 90&#8242;ı çiftçilikle uğraşmaktadır. Tarımsal faaliyetler için ihtiyaç duyulan insan gücünün bir kısmı kendi bölgesinden, bir kısmı da çevre il ve ilçelerden karşılanmaktadır. </p>
<p>İlçe ve bağlı beldelerde bir çok sanayi tesisi de bulunmaktadır. Gerek 250 işyeri kapasiteli sanayii sitesi, gerekse fabrikalar ve büyük işletmeler ile canlı bir ekonomik yapısı vardır.<br />
Serik&#8217;in belek beldesi turizm açısından son derece önemlidir.Yılda 30 milyon turistin uğradığı belek&#8217;te 30 dan fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır.Ama şu an belek&#8217;e yeteri kadar özen gösterilmemektedir.Otel yatırımcıları orman konusunda dikkatli olmalıdırlar.Çünkü;otel yeri açmak için ormanları kesiyorlar;ama hiç düşündüler mi turistleri oraya çeken faktörlerin ne olduğunu?Kesilmemesi için girişimlerde bulunuldu. Başarıyla sonuca ulaşılacağına inanıyorum.Belek&#8217;te golf sahaları vardır.Bu hizmet de golf severleri için son derece önemlidir.Belek bir çok spor eğlence ve konaklama faaliyetleri sayesinde yakında turizmin gözdesi olacak!</p>
<p>Turizm</p>
<p>22 km&#8217;lik sahil şeridine sahip olan ilçenin turistik yerlerin başında sahil kesimindeki<br />
Belek Beldesi gelmektedir. Bu belde son dönemlerde gerek ülke genelinde gerekse dünya çapında turizm açısından sayılı yerlerdendir. Özellikle modern tesisleri ve<br />
golfle anılan lüks tatil köyleri ile ünlüdür. </p>
<p>Deniz turizmi dışında Serik&#8217;in dünyaca bilinen tarihi ve turistik ören yerleri olarak,<br />
Aspendos ve<br />
Sillyon gibi yerler sayılabilir. Bunlar dışında turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülen Akbaş Köyü&#8217;ndeki<br />
Zeytinlitaş Mağarası da ilçenin turizmi için önemlidir.</p>
<p>Ayrıca, Gebiz Bucağına bağlı Akçapınar köyünde bulunan<br />
Uçansu Şelalesi görülmesi gereken bir tabiat harikasıdır. İlçede Köprülü Kanyon ve<br />
Toros Dağları&#8217;nın uzantıları da mevcuttur. Serik&#8217;in belek beldesi turizm açısından son derece önemlidir.Yılda 30 milyon turistin uğradığı belek&#8217;te 30 dan fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır.Ama şu an belek&#8217;e yeteri kadar özen gösterilmemektedir.Otel yatırımcıları orman konusunda dikkatli olmalıdırlar.Çünkü;otel yeri açmak için ormanları kesiyorlar;ama hiç düşündüler mi turistleri oraya çeken faktörlerin ne olduğunu?Kesilmemesi için girişimlerde bulunuldu. Başarıyla sonuca ulaşılacağına inanıyorum.Belek&#8217;te golf sahaları vardır.Bu hizmet de golf severleri için son derece önemlidir.Belek bir çok spor eğlence ve konaklama faaliyetleri sayesinde yakında turizmin gözdesi olacak!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/serik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manavgat</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/manavgat.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/manavgat.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 21:55:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya manavgat]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat antalya]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[manavgat'ta gezilecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7597</guid>
		<description><![CDATA[Antalya’nın 80 km kadar doğusunda bulunan ve 1329da kurulan Manavgat ilçesi, Manavgat Çayı (Melas’ın) doğu ve batı yakasında yer almaktadır. 15. yüzyılda Osmanlı topraklarına katılan ve daha önce Melas (Karasu) adıyla anılan Manavgat ilçesi, 19. yy sonlarında Konya Vilayeti, Teke Sancağının Alaiye (Alanya) kazasına bağlı nahiye merkezi olan bir yerleşim yeri idi. Yüzölçümü 2.296 km2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TH7LRnZ0zdI/AAAAAAAANGE/85OQTOHR7YY/s1600/manavgat.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TH7LRnZ0zdI/AAAAAAAANGE/85OQTOHR7YY/s400/manavgat.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512066497443581394" /></a><br />
Antalya’nın 80 km kadar doğusunda bulunan ve 1329da kurulan Manavgat ilçesi, Manavgat Çayı (Melas’ın) doğu ve batı yakasında yer almaktadır. 15. yüzyılda Osmanlı topraklarına katılan ve daha önce Melas (Karasu) adıyla anılan Manavgat ilçesi, 19. yy sonlarında Konya Vilayeti, Teke Sancağının Alaiye (Alanya) kazasına bağlı nahiye merkezi olan bir yerleşim yeri idi. Yüzölçümü 2.296 km2 dir. </p>
<p>Antalya’yı Mersin’e bağlayan ve yaz aylarında turizm açısından büyük önem taşıyan karayolunun geçtiği Manavgat kenti, Antalya ve Alanya’dan sonra ilin üçüncü büyük ilçe merkezidir. Kentin adının Manavgat Çayi ile bugünkü ilçe merkezi arasında, Pamfilya-Kilikya sınırında kurulan “Manaua” antik kentinden geldiği sanılmaktadır. </p>
<p>Evliya Çelebi, şimdiki Gündoğdu Köyü yakınlarında Sarısu civarında kaplan avlandığını ve bu çevrede Yörük denilen halkın oturduğunu anlatır. </p>
<p>Manavgat ilçesinin toprakları Antalya Ovası’nın yanı sıra alçak tepeler, yer yer Toroslar’dan inen akarsularla parçalanmış alanları, kuzeyinde yükselen Bati Toroslar’ın guney kesimlerini kapsar. İklim, tipik Akdeniz İklimidir. Doğal bitki örtüsü maki topluluklarıdır. Dağlık kesimlerde orman alanları vardır. İlçede yetişen başlıca ürünler pamuk, çeltik, susam ve buğdaydır. karpuzu ise çevrede çok ünlüdür. </p>
<p>Ünlü Krup fabrikaları müdürü 1940’lı yıllarda bu yöreyi gezerken, “Biz cenneti boşuna mukaddes topraklarda aramışız, aradığımız cennet burada imiş meğer” demiştir. Hakikaten Manavgat, yeşillikler içine gömülmüş bir cennet gibidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/manavgat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konyaaltı</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/09/konyaalti.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/09/konyaalti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 01:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya konyaaltı]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı plajı]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltı vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[konyaaltında gezilecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7593</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Konyaaltına Gittinizmi? Türkiyenin En Nadide Ve Eğlence Yeri Olan Antalya Konyaaltı Plajı Ve Temiz havasıyla tüm stresten sıkıntıdan uzak bir yaşa sunuyor. BeachPark şehirden uzaklaşmadan, şehir stresinden kurtulmak ve benzersiz bir tatil günü geçirmek isteyenler için en ince ayrıntılara kadar düşünülerek yaratıldı. İster tek başınıza, ister ailenizle ve dostlarınızla unutulmaz birgün geçirmek için tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TH2yz-yB3vI/AAAAAAAANFw/ZXGpd0JyF84/s1600/Antalya__konyaalt_plaji.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/TH2yz-yB3vI/AAAAAAAANFw/ZXGpd0JyF84/s400/Antalya__konyaalt_plaji.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511758125067263730" /></a><br />
Antalya Konyaaltına Gittinizmi? Türkiyenin En Nadide Ve Eğlence Yeri Olan Antalya Konyaaltı Plajı Ve Temiz havasıyla tüm stresten sıkıntıdan uzak bir yaşa sunuyor.</p>
<p>BeachPark şehirden uzaklaşmadan, şehir stresinden kurtulmak ve benzersiz bir tatil günü geçirmek isteyenler için en ince ayrıntılara kadar düşünülerek yaratıldı. İster tek başınıza, ister ailenizle ve dostlarınızla unutulmaz birgün geçirmek için tek yapmanız gereken, sadece BeachPark`a gelmek ve size sunulan yüzlerce alternatiften dilediklerizi seçmek&#8230; </p>
<p>İsterseniz temizliği uluslararası mavi bayrak ile belgelendirilmiş plajlarımızda kendinizi güneşin ve denizin kucağına bırakın, isterseniz su sporlarıya enerjinizi suyla birleştirin. </p>
<p>Su sporlarına doyduğunuzda ormanda çılgın paintball savaşları yapabilir, dilerseniz golf oynayabilir, ata binebilirsiniz. </p>
<p>Güvenilir bir ortamda onlara sunulan imkanları kendilerince yaşayabilmeleri için herşey var. Deniz ve güneşin neşesini özel cocuk parkımızda sürdürürken yeni arkadaşlıklar kurabilecekleri çocuk şenliklerinde bambaşka bir dünyaya girecekler. </p>
<p>Mutluluklarını bütünleyecek lezzetli yiyeceklerde onları bekliyor. </p>
<p>Burada, çocuklarınızla yaşayabileceginiz tek sorun, BeachPark`tan ayrılmak istememeleri olacaktır.. </p>
<p>Her damak zevkine uygun alternatiflerin sunulduğu birçok restaurant, pub, cafe, fastfood ve bistro işletmeleri en iyiyi sunmak için hizmetinizde&#8230; Bu işletmelerimizi tanımak için BeachPark Rehber sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz&#8230; </p>
<p>Gün boyu süren aktivite ve gösteriler gecelerinizi de süslüyor, açık hava konserleri, canlı müzik sunan barlar, sokak gösterileri ve animasyonları ile bambaşka bir dünyaya açılıyor BeachPark&#8230; </p>
<p>Farklı konsept ve ambiansa sahip sokaklarımızda, meydanlarımızda eğlencenin doruğunda unutulmaz geceler yaşayacağınızdan eminiz.. </p>
<p>BeachPark bünyesinde bulunan AquaLand su çılgınlığı, eğlenceye farklı bir boyut getiriyor. Tüm gün boyunca keyifle güvenli kaydıraklarda ve havuzlarda hem eğlenecek hem de dinleneceksiniz..! </p>
<p>BeachPark`ın vazgeçilmezlerinden olan DolphinLand, sevimli yunusların, beyaz balinaların ve deniz kedilerinin nefes kesen gösterileri ile sizleri büyüleyecek&#8230; Çocuklarınızın çok keyif alacağı ve hayvan sevgisini pekiştireceği bu gösterileri sakın kaçırmayın..! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/09/konyaalti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Side</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/08/side.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/08/side.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 19:21:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Side]]></category>
		<category><![CDATA[Side]]></category>
		<category><![CDATA[Side Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Side Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Side Otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Side Plajları]]></category>
		<category><![CDATA[Side Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Side Vikipedi]]></category>
		<category><![CDATA[Side'de Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Side'nin En Güzel Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7591</guid>
		<description><![CDATA[Antalya İline bağlı olan Manavgat tarih ve doğanın içiçe girdiği her türlü turizm aktivitesinin yapılabildiği bir turizm merkezidir. Ulaşım Manavgat ilçesinin diğer merkezlerle bağlantısı sadece karayolu ile sağlanmaktadır. İlçedeki otobüs şirketleri batıda Antalya, doğuda Alanya üzerinden diğer il ve ilçelere ulaşımı sağlar. Manavgat ve Side otogarlarındaki otobüs şirketleri, yaz aylarında artan turist sayısına göre seferlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THlg3A4RT8I/AAAAAAAANFo/UC2JDqQYYNQ/s1600/side.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 301px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THlg3A4RT8I/AAAAAAAANFo/UC2JDqQYYNQ/s400/side.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510542117309599682" /></a></p>
<p>Antalya İline bağlı olan Manavgat tarih ve doğanın içiçe girdiği her türlü turizm aktivitesinin yapılabildiği bir turizm merkezidir.</p>
<p>Ulaşım</p>
<p>Manavgat ilçesinin diğer merkezlerle bağlantısı sadece karayolu ile sağlanmaktadır. İlçedeki otobüs şirketleri batıda Antalya, doğuda Alanya üzerinden diğer il ve ilçelere ulaşımı sağlar. Manavgat ve Side otogarlarındaki otobüs şirketleri, yaz aylarında artan turist sayısına göre seferlerini artırmaktadırlar. İlçeden Manavgat Şelalesi, Side, Sorgun gibi gezilip görülecek yerlere karşılıklı dolmuş seferleri yapılmaktadır.</p>
<p>Otogar Tel: (+90-242) 753 13 67</p>
<p>GEZİLECEK YERLER</p>
<p>Manavgat Şelalesi</p>
<p>Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı adı taşır. Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş bir alan üzerinde gürül gürül akışı ile görülmeye değer bir manzara oluşturur. Şelalenin hemen yanıbaşında doğa ile içiçe piknik yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze balık yenilebilir.</p>
<p>Side</p>
<p>Manavgat&#8217;a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim merkezidir. Tarihçiler tarafından İ.Ö. 1405&#8242;te kurulduğu ifade edilen Side, İ.Ö. VI. y.y ın yarısından itibaren, sırası ile, Lidyalıların, Perslerin, İskender&#8217;in, Antiogonos&#8217;un, Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır. İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı&#8217;nın denetiminde imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö. Apameia barışı ile Bergama Krallığı&#8217;na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.</p>
<p>İ.Ö. 78 den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizans egemenliğine girdi. İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk merkezi olan Side en parlak devrini yaşamıştır. Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana kapısı iki kule arasındadır. Side kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağın sütunlu caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra yassı taşlarla döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların arkasında dükkanlar bulunmaktadır.</p>
<p>Surun dışında, kent kapısını karşısında Anadolu&#8217;nu en büyük tarihi çeşmesi &#8220;nymphaeum&#8221; vardır. Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri alır. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılır. Bu yapı boyutları 100&#215;100 m. olan agoradır. Kentin Pazar yeri olan agora portiklerle çevrilidir ve üç yanında dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium vardır. Kuzey- güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde yapılan kemerli bir yapı vardır. Side kentinin tiyatrosunun mimarlık tarihi açısından önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olmasıdır.</p>
<p>Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanıdır ve 20.000 seyirci alacak büyüklüktedir. Side&#8217;nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve bunların en önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side&#8217;de ayrıca tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en önemlileri Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side&#8217;nin suyu yaklaşık 25 km. mesafeden, Oymapınar baraj gölü içinde bulunan dumanlı kaynağından getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi kimileri iki katlı olan on su kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar yakınında olup 40 gözlüdür.</p>
<p>Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve bölgenin en güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır. XIII. y.y. da Selçuklu&#8217;ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve Tekelioğullarının, XV. y.y. da kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçik kent bu dönemlerde yerleşim yeri olmamıştır. Halen, Roma ve Bizans dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan kent surlarının bir çok yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların hemen tümü ayakta kalabilmiştir.</p>
<p>Selge</p>
<p>Serik&#8217;in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında, Köprü Çayı (Eurymdon) yakınlarında eski bir dağ kenti olan Selge&#8217;ye Köprülü Kanyon Milli Parkı&#8217;ndan sonra dik virajlı, 14 km.lik stabilize yoldan gidilir. Doğa güzelliği bakımında çok zengin olan köprülü kanyondan geçen yol üzerinde Göreme&#8217;deki Peri bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını kaplayan oyuntulu kayalar vardır. Psidia&#8217;ya bağlı olup sonradan Pampheylia sınırları içine alınan kent sırasıyla Lidya, Pers, İskender ve Roma yönetimlerinde kalmıştır.</p>
<p>Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır. Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium, batısında tavanı kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak göze çarpar. Stadiumun güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır. Kentin güneybatısına uzanan surların kuzeyinde Artemis ve Zeus anıtları ile necropol yer almıştır.</p>
<p>Seleukia</p>
<p>Side&#8217;nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü&#8217;ne ise yaya olarak bir saat uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar tarafından kurulmuştur. Antik kentin özellikle çam ormanlarının süslediği çok güzel bir doğa görünümü vardır. Bir tepe üzerine oturtulmuş olan kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne serer. Kentin gelişmişliğinin göstergesi olarak iki katlı agorası, bazilikası, sarnıç ve kanalizasyon sistemi sayılabilir. Kent kazıları sırasında çıkarılan mozaikler bugün Antalya Müzesi&#8217;nde sergilenmektir.</p>
<p>Etenna</p>
<p>Manavgat&#8217;ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt Köyü&#8217;nün üst tarafına düşen tepe üzerine kurulmuştur. Bizans devrinde psikoposluk merkezi olduğu sanılan kentin tepesinde Akropal kentin en yüksek ve en iyi korunan yeri ve yamaçlarında yer alan, çevresi surlarla çevrili teraslardan ibarettir. Kentin güneyinde ise Herron (yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar) vardır. Bunlardan başka bazilika, agora, kilise, hamam ve sarnıçlar önemli tarihi kanıtlardır.</p>
<p>Alarahan</p>
<p>Manavgat&#8217;dan sonra batıya doğru gidince 9 km sonra alarahan&#8217;a varılır. 13. y.y. da Selçuklular tarafından Konya ile güney kıyılarının başkenti Alanya arasındaki ticaret bağlantısı sağlamak için inşa edilmiştir. Bu kervansaray ile seyehat edenlerin ve tüccarların güvenli ve konforlu konaklamaları ve dinlenmeleri sağlanmıştır.</p>
<p>Yaylalar</p>
<p>Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok yayla bulunmaktadır. En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları, Avanos Beliği, Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası, Kesikbeli, Akçaalan Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz Yaylasından oluşur. Köy halkının büyük çoğunluğu yazın yaylalara göçer.</p>
<p>SPORTİF ETKİNLİKLER</p>
<p> Jeep-Safari</p>
<p>Antalya , Kemer, side ve Alanya&#8217;daki Seyahat acentaları Toros dağlarına Jeep Safari turları düzenlerler. Günlük turlar sabah erken saatlerde başlayıp akşama kadar Offroad heyacanı yaşayarak sürer.</p>
<p>Binicilik</p>
<p>Bazı otellerin binicilik için geniş alanları mevcuttur. İngiliz, Arap ve Haflinger atları bulunur. Binicilik ve atlama dersleri bir saat süresince veya günlük geziler halinde yapılmaktadır. Aynı zamanda üç günden , yedi güne kadar nehir boyunca veya dağlara turlar yapılır.</p>
<p>Rafting</p>
<p>Köprüçay, Manavgat ve Dragon nehirleri Akdenizdeki Cehennem Suyu ratfing için mükemmel güzergahlardır.</p>
<p>Müzeler</p>
<p> Side Müzesi: Roma Devrine ait agoranın karşısında bulunan, M.S 5-6.yüzyıldan kalma antik agoranın hamamı 1960/61 yıllarında restore edilerek müze haline getirilmiştir. Müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü, Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından,1947-1967 yılları arasında Side antik kentinde yapılan kazılarda, çıkarılan buluntulardır. Hellenistik, Roma ve Bizans Devrinden; yazıtlar, silah kabartmaları, Roma Devrinden yapılmış Grek orijinallerinin kopyası olan heykeller, torsolar, lahitler, portreler, ostotekler, amphoralar, sunaklar, mezar stelleri, sütun başlıkları ve sütun kaideleri sergilenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/08/side.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pamukkale</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/08/pamukkale.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/08/pamukkale.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 18:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[PAmukkale Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Kaplıcaları]]></category>
		<category><![CDATA[PAmukkale Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[pamukkale otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Plajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7589</guid>
		<description><![CDATA[Bembeyaz travertenleri, kaplıcaları ve antik kentleriyle önemli bir turizm merkezi olan Pamukkale Denizli ilindedir. İklim Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Ulaşım Denizli&#8217;ye 18km olan uzaklıkta olan Pamukkale&#8217;ye karayolu ile ulaşım mümkündür. Gezilecek Yerler Hierapolis (Pamukkale) Denizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin arkeoloji literatüründe Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THlZVKbxPhI/AAAAAAAANFg/1zhvj_-MYos/s1600/pamukkale-traverten.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THlZVKbxPhI/AAAAAAAANFg/1zhvj_-MYos/s400/pamukkale-traverten.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510533839177465362" /></a><br />
Bembeyaz travertenleri, kaplıcaları ve antik kentleriyle önemli bir turizm merkezi olan Pamukkale Denizli ilindedir.</p>
<p>İklim</p>
<p>Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.</p>
<p>Ulaşım</p>
<p>Denizli&#8217;ye 18km olan uzaklıkta olan Pamukkale&#8217;ye karayolu ile ulaşım mümkündür.</p>
<p>Gezilecek Yerler</p>
<p>Hierapolis (Pamukkale)</p>
<p>Denizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin arkeoloji literatüründe Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen bir çok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Hierapolis coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen çeşitli tarihi bölgeler arasında yer almaktadır. İlk Çağ&#8217;da yaşayan Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolis&#8217;in bir Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yaşamın var olduğunu Ana Tanrıça kültünden dolayı biliyoruz.</p>
<p>Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından M.Ö. II. yy&#8217; başlarında kurulduğu ve Bergama&#8217;nın efsanevi kurucusu Telephos&#8217;un karısı Amazonlar kraliçesi Hiera&#8217;dan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir.</p>
<p>Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki (MS. 60) büyük depreme kadar, kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür.Kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve tamamen yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı bu depremlerden sonra, tüm niteliğini kaybetmiştir. Hierapolis Roma Dönemi&#8217;nden sonra Bizans Dönemi&#8217;nde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS. 4. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS. 80 yıllarında, Hz. İsa&#8217;nın havarilerinden olan, Aziz Philip&#8217;in burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. Hierapolis, 12. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçmiştir.</p>
<p>Başlıca Kalıntılar</p>
<p> Ana Cadde ve Kapılar: Yaklaşık 1 km. uzunluğundaki kentin geniş ana caddesi, kenti bir ucundan diğer ucuna ikiye böler. İki tarafında sütunlu galeriler ve önemli kamu yapıları vardır. Her iki ucunda birer anıtsal kapı bulunmaktadır. Bu kapılar ve caddenin büyük bölümü Roma Dönemi&#8217;nde inşa edildiğinden, Bizans surunun dışında kalmaktadır. Güneyinde MS.5. yüzyıla tarihlenen &#8221;Güney Bizans Kapısı&#8221; vardır. Kuzeyde, iyi korunmuş, üç gözlü ve iki yanında yuvarlak kuleleri olan kapıda, İmparator Domitian&#8217;a ithaf edilmiş Latince yazılmış bir yazıt vardır. Bu yazıttan dolayı buna Domitian Kapısı veya Roma Kapısı denir. Bu kapıdan güneye inen yolun surla kesiştiği yerde, MS. 5. yüzyılda tarihlenen &#8220;Kuzey Bizans Kapısı&#8221; bulunmaktadır. </p>
<p>Surlar: MS. 5. yüzyılda, kuzey, güney ve doğu yönlerinde surlarla çevrilmiştir. Büyük kısmı bugün yıkılmış halde olan surlara, 24 adet kare planlı kule yerleştirilmiştir. İki anıtsal kapı ve iki küçük kapı olmak üzere 4 girişi vardır. Kuzey ve güney anıtsal kapıları ana caddeye açılır.</p>
<p>Büyük Hamam Kompleksi: Bugün, masif duvarları ve bazı tonozları ayakta kalabilmiş olan yapının iç mekanlarının mermerle kaplı olduğuna dair izler bulunmaktadır. Hamamın planı diğer tipik Roma hamamları gibidir. Önce girişte büyük avlu, iki yanında büyük holler bulunan kapalı dikdörtgen bir alan ve esas hamam yapısı yer alır. Palaestra&#8217;nın yan kanatlarında, biri güneyde, diğeri kuzeyde olan iki büyük hol imparatora ve törenlere ayrılmıştır. Hamam kompleksinin kalıntıları MS. 2. yüzyıla tarihlenir.  Büyük hole bitişik tonozlu kapalı mekanlar günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Apollon Tapınağı: Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon, bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağı&#8217;nda üst yapıya ait kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına geniş basamaklarla çıkılır.</p>
<p>Tiyatro</p>
<p>Yamaca yaslanmış tüm cephesiyle birlikte korunabilen büyük bir yapıdır. İnşasına MS. 60 yılında olan büyük depremin ardından Flaviuslar döneminde MS. 62 yılında başlanmış, MS. 206 yılında tamamlanmıştır. 50 oturma sırası bulunur ve 8 merdivenle 7 bölüme ayrılmıştır. Caveanın tam ortasından geçen diozomaya her iki yandan tonozlu birer geçit ile girilir. Sütunların arası heykellerle süslenmiş olup, burada yapılan kazılar sırasında bol miktarda heykel bulunmuştur. Sahne arkasındaki duvarlarda ise mermer kabartmalar yer alır.</p>
<p>Kiliseler</p>
<p>Kent merkezinde, 6. ve 7. yüzyıllara ait bir Katedral, Direkli Kilise ve iki kilise daha yer alır. Ayrıca MS. 6. yüzyıl başında Büyük Hamam Kompleksinin merkezi holü kiliseye dönüştürülmüştür. Kuzey bölgesinde de küçük şapeller mevcuttur.</p>
<p>Nekropol</p>
<p>Batıdaki traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları bulunmaktadır. Bunlar yoğunlukla Tripolis-Sardes&#8217;e giden kuzey yolunun ve Laodikeia-Colossae&#8217;ye giden güney yolunun iki tarafında yer alır. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmıştır. Mermer kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülür. Kuzey nekropolü, erken Hıristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içerir. Kentte görülen mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlardır. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanlarıdır.</p>
<p>Laodikeia</p>
<p>Çürüksu (Lykos) ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok &#8220;Lykos&#8217;un kıyısındaki Laodikeia&#8221; şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos&#8217;un karısı Laodikeia&#8217;nın adı verilmiştir. Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu&#8217;nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia&#8217;ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus&#8217;unun merkezi yapmışlardır.</p>
<p>İmparator Caracalla zamanında Laodikeia&#8217;da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya&#8217;nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiştir.</p>
<p>Laodikeia&#8217;nın Yapıları</p>
<p>Büyük Tiyatro</p>
<p>Antik kentin kuzeydoğu tarafında, araziye uygun olarak Roma inşa tarzında yapılmıştır. Sahnesi tamamen yıkılmış olup, cavea (seyircilerin oturduğu bölüm)ve orkestrası(sahnenin önündeki koro veya oyuncuların yer aldığı bölüm) oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.</p>
<p>Küçük Tiyatro</p>
<p>Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scenesi (sahne)tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.</p>
<p>Stadyum ve Cimnazyum</p>
<p>Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. MS. 2.yy. &#8216;da yapılan cimnazyumun, Proconsul Gargilius Antioius tarafından inşa ettirilerek İmparator Hadrianus ve eşi Sabina&#8217;ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.</p>
<p>Anıtsal Çeşme</p>
<p>Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.</p>
<p>Meclis Binası</p>
<p>Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.</p>
<p>Zeus Tapınağı</p>
<p>Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum (anıtsal çeşme)arasında bulunmaktadır.</p>
<p>Büyük Kilise</p>
<p>Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir. Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş kilisenin batısındadır.</p>
<p>Kaplıcalar</p>
<p>Karahayıt Kaplıcası:</p>
<p>Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan bu kaplıca, Pamukkale&#8217;nin 5km kuzeyinde, Karahayıt Kasabası&#8217;ndadır. Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi gelir.</p>
<p>Pamukkale Kaplıcaları</p>
<p>İl merkezine 18km uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandır. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır. Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis&#8217;e gelmişlerdir.</p>
<p>Müzeler: Hierapolis Arkeoloji Müzesi</p>
<p>Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından beri Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir. Müzede, Hierapolis, Laodikeia, Colossai, Tripolis, Attuta gibi kentlerden çıkan eserler sergilenmektedir.<br />
Tel: (+90-258) 241 08 66</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/08/pamukkale.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaş</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/08/kas.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/08/kas.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 20:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kaş Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kaş hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kaş müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaş otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaş plajı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş vikipedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7586</guid>
		<description><![CDATA[Likya&#8217;nın önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz&#8217;in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu &#8216;kano turları&#8217;, ekolojik uyumun keşfedildiği &#8216;doğa yürüyüşleri&#8217;; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen &#8216;yamaç paraşütü&#8217;; Akdeniz&#8217;de değerli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THWpaoWbppI/AAAAAAAANEg/p3Y-myE1PJE/s1600/kas+turkey.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 301px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THWpaoWbppI/AAAAAAAANEg/p3Y-myE1PJE/s400/kas+turkey.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509495994130867858" /></a><br />
Likya&#8217;nın önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz&#8217;in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu &#8216;kano turları&#8217;, ekolojik uyumun keşfedildiği &#8216;doğa yürüyüşleri&#8217;; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen &#8216;yamaç paraşütü&#8217;; Akdeniz&#8217;de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak &#8216;Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş&#8217;ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve  kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi&#8217; ile düşsel bir mekandır.</p>
<p>Tarihçe</p>
<p>Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adıdır. Antik kent tarihte Antiphellos ismi ile anılmıştır. Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanıdır. Makedonya Kralı Büyük Iskender&#8217;in, Anadolu seferi sırasında, Kralliğın egemenliği altına girmiştir. İskender&#8217;in genç yaşta ölümünden sonra bölge, Seleukoslar&#8217;la Ptolemaioslar arasında el değiştirmiştir.</p>
<p>Antik kent, Roma Dönemi&#8217;nde önem kazanmış ve Bizans Dönemi&#8217;nde Piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış daha sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almıştır. Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti ilçeyi Yıldırım Bayazıt zamanında topraklarına katmıştır.</p>
<p>İklim</p>
<p>Akdeniz bölgesinin iklim özelliklerini sergileyen Kaş&#8217;ta yazlar sıcak ve kurak geçer. Kış mevsimi ılımandır.</p>
<p>Ulaşım</p>
<p>Karayolu: Kaş&#8217;a Fethiye üzerinden ya da Kaş&#8217;a Antalya&#8217;dan, Kemer, Kumluca, Finike ve Demre üzerinden gidilebilir. Ankara yönünden Kaş&#8217;a gelinirken Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden gidildiğinde yol Antalya sahil yoluna göre 100 km daha kısalmaktadır.<br />
Otogar Tel: (+90-242) 331 12 50 (6 Hat)<br />
Havayolu: Kaş, Antalya Havaalanına 192 km. ve Dalaman Havaalanına 160 km. mesafededir.<br />
Hava Limanı Tel: (+90-242) 330 30 30 &#8211; 330 36 00 &#8211; 792 52 91</p>
<p>Gezilecek Yerler</p>
<p>Gömbe</p>
<p>Kaş&#8217;a 60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışır görünümdedirler. Gömbe, soguk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır. Turistik amaçlı hizmet veren konaklama merkezleri, yöreye ait kokulu otlardan hazırlanan geleneksel yemeklerin lezzeti , tabiatla bütünleşmenize yardımcı olacaktır. Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 metre) buradadır. Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doga yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerlerdir. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar şerbetiyle ünlüdür.</p>
<p>Kalkan (Kalamaki)</p>
<p>Kaş&#8217;a bağlı belde olan Kalkan, Kaş&#8217;a 25 km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur. Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alişveriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir. Kalkan&#8217; ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan&#8217; a 2 km. mesafededir ve magaraya teknelerle gidilebilir.</p>
<p>Saklıkent</p>
<p>Kaş&#8217;a 60 km. mesafededir. Bir doğa harıkası olan Saklıkent Kanyonuna, ahşap 100 metre uzunluktaki bir köprüden geçilerek ulaşılır. Kanyonda hizmet veren lokanta ve alabalık çiftlikleri bulunur. Kanyonun uzunluğu 18 km. kadar olup, 6 kilometresi yürüyüş yapmak için çok uygundur. Yaz sıcağından kaçmak, serin sularda yüzmek ve ulu çınar agaçlarının altında dinlenmek isteyenler için ideal bir yerdir.</p>
<p>Antiphellos Antik Kenti</p>
<p>Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi&#8217;nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar&#8217;dır (M.Ö.4.yy.). </p>
<p>Antiphellos&#8217;da bulunan önemli eserlerden bir tanesi de Kaş Antik Tiyatrosu&#8217; dur (M.Ö.1.yy). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu&#8217;daki denize cepheli tek tiyatro oluşudur. Tiyatronun kuzey-doğusunda Akdam olarak adlandırılan dor tipinde M.Ö. IV. yüzyila ait ev tipi bir mezar vardır. Yapı, dogal kaya kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde elele tutuşarak dans eden 24 kiz figürü bulunmaktadır. Hastane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma Dönemi&#8217;nden kaldığı tespit edilmiştir. </p>
<p>Patara (Ovagelemiş) Antik Kenti</p>
<p>Kaş&#8217;a 41 km. mesafededir. Antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunlugundakı vadinin girişindedir. Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı&#8217;nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almıştır. Kentin adından ilk kez Herodotos söz eder. Rivayete göre Patara, kentin kurucusu, Superisi Lykia ile Apollon&#8217;un doğduğu yerdir. Şimdilik şehrin tarihi M.Ö. VI. ve V. yüzyıla kadar çıkarılmaktadır. Şehir Bizans Dönemi&#8217;nde de önemli bir konum edinmiştir. Zira &#8216;Noel Baba&#8217; olarak adlandırılan Saint-Nicholas Patara&#8217;lıdır. Hz.Isa&#8217;nın havarilerinden Saint Paul, Roma&#8217;ya gitmek için Patara&#8217;dan gemiye binmiştir ve Patara, Erken Hiristiyanlık Dönemi&#8217;nde Piskoposluk merkezi olmuştur.</p>
<p>Patara&#8217;ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır. Bunun 100 m. ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol kılavuzu bulunmuştur. Klavuz, Dünya karayollarının en eski ve en kapsamlı yol levhasıdır. Antik kentte yer alan Vespasianus Hamamı M.S. 69-79 yılında inşa edilmiştir. Hamamın yanındaki patika izlenirse, Patara&#8217; nin mermer döşeli ana caddesine ulaşılır. Caddenin ilerisinde Bizans Kalesi&#8217;nin geniş duvarları ile karşılaşılır. Bu kalenin doğusunda Korint Tapınağı ve baıi ucunda Bizans Kilisesi yer alır. Patara Tiyatrosu (M.Ö.2.yy.) bir yamacın eteğine kurulmuştur ve tahmini 10.000 kişiliktir. Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri temizlenmiş ve yapı ortaya çıkarılmıştır. Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir. Patara Plaji, 18 km. uzunluğu (en dar 280m. en geniş bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye&#8217;nin en uzun kumsalına sahip plajıdır. Çevre Bakanlığınca &#8216;Özel Çevre Koruma Bölgesi&#8217; ilan edilen Patara plajı, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede, Caretta-Caretta&#8217; ların üreme dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik ortamlarının devamı için, koruma tedbirleri titizlikle uygulanmaktadır. Turistik bir yöre olan Patara&#8217; da çok sayıda konaklama tesisleri, otel, motel, pansiyon, alişveriş merkezleri ve leziz yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca seracılık da büyük gelişim kaydetmiştir.</p>
<p>Xanthos Antik Kenti</p>
<p>Kaş&#8217;a 45 km. mesafede Kinik beldesindedir. Eşen Çayı&#8217;nın doğu kıyısında kurulmuş, Likya Birliği&#8217;nin başkentidir. Kentin akropolisinden elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarihinin M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koyar. Antik kentteki ilk araştırmalar 1838&#8242;de Ingiliz Charles Fellows tarafından yapılmıştır ve ne yazık ki görkemli mezar anıtları, Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave lahdi, Aslanlı Mezar, British Museum&#8217;a kaçırılmıştır. Kent surları Roma ve Bizans Dönemleri&#8217;nde onarılarak çeşitli ilavelerle güçlendirilmiştir. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait kapı yer alır. Bu kapının arkasında Imparator Vespasianus&#8217;a ait dor düzenli Zafer Kemeri görülür. Güneybatıda kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi vardır. Artemis&#8217;e ait olduğu düşünülen bir tapınağın kalıntıları ile bir Bizans Kilisesi akropoliste bulunur. Kuzeydeki Roma Akropolisinde ise görkemli bir manastır dikkati çeker. Tiyatro, Roma Dönemi&#8217;ne aittir ve 2. yüzyıla tarihlendirilir.</p>
<p>Felen Yaylası (Phellos)</p>
<p>Kaş&#8217;a 12 km. mesafede Felen Yaylası üzerinde, çevreye hakim tepelerde kurulmuştur. Phellos M.Ö. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Antiphellos şehri, Phellos&#8217;un limanı idi. Phellos şehrinin etrafııi çevreleyen surlardan bir bölümü hala ayaktadır. Kentte yer alan rölyeflerle bezeli bir lahit, M.Ö. IV. yüzyıla ait diğer lahitler ve ev tipinde kayadan kesilmiş mezarlar kenti çevreler.</p>
<p>Belenli (İsinda)</p>
<p>Kaş&#8217;tan 13 km. mesafede Belenli Köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. İsinda küçük bir Likya şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. Kentte yer alan akropolün ortasında Likya yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. Ayrıca birçok kaya mezarı ile Roma Devri&#8217;ne ait Likya tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.</p>
<p>Bezirgan (Pirha)</p>
<p>Önemli bir yayla köyüdür. Pirha kalıntılarına köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır. Antik kent denizden 850 metre yüksekte kurulmuştur. Kaya mezarları çoktur ve yönleri denize doğrudur. Lahitler ise dağınık bir şekilde sıralanmıştır. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş olup, Antalya Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir.</p>
<p>Sütlegen (Nisa)</p>
<p>Kaş&#8217;a 60 km. mesafededir. Önemli bir yayla köyüdür. Ören yeri, köyden 15 dakika mesafededir. Şehrin Likçe olan ismi Neiseus, tiyatronun duvarında yazılmaktadır. Nisa&#8217;da Likya ve Roma Devri&#8217;nden kalma tarihi kalıntılar bulunur. Bazı lahitlerin ön cephelerinde, mızrak, kalkan, kadın ve erkek tasvirlerine rastlanmıştır. Antik kentin Agorası ve tiyatrosu bulunur. Likya Birliği Devri&#8217;nde bastırılan sikkeler, Antalya Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir.</p>
<p>Sportif Aktiviteler</p>
<p>Sualtı Dalışları: Son yıllarda Kaş, dünyanın önemli turizm amaçlı sualtı dalış merkezlerinden bir tanesi olmuştur. Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste, Akdeniz&#8217;in en eski batıklarını göstermek için birbirleriyle yarış halindedirler. Kaş ve civarında birbirinden etkileyici deniz mağaraları bulunmaktadır. Bu mağaralara teknik donanımlı dalışlar yapmak ve bazılarında yüzmek mümkündür Bunlar, Kekova Adası Deniz Mağarası, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, Güvercin İni Deniz Mağarası ve en ünlüsü Mavi Mağara&#8217;dır. Kaş&#8217;a 19 km., Kalkan&#8217;a ise 6 km. mesafede olan Mavi Mağara bir deniz mağarasıdır.</p>
<p>Yamaç Paraşütü: Son dönemlerde yapılan araştırmalar Kaş&#8217;ın yamaç paraşütü için yeryüzü şekilleri ve iklim açısından Türkiye&#8217;nin en uygun yerlerinden bir tanesi olduğunu göstermiştir. Uçuşlar donanımlı malzemelerle, uzman kişilerin kontrollerinde gerçekleşmektedir.</p>
<p>Kano: Kaş&#8217;a 45 km. mesafede bulunan Eşençayı kano için çok uygundur. Bölgede faaliyette bulunan seyahat acentaları kano turu düzenlemektedir. Tur, Kınık Beldesi&#8217;nde başlar ve yaklaşık 15 km.lik mesafe kanolarla geçilerek, Patara kumsalına ulaşılır. Eşen Çayı&#8217;nın oldukça sakin akması nedeniyle, herhangi bir tehlike yoktur. Nehir çevresinin manzarası ve bitki örtüsü etkileyicidir. Tur sırasında, yemek, yüzme ve çamur banyosu molası verilmektedir. Denizde yapılan kano sporu için, Kaş&#8217;tan arabalarla Üçagiz Köyüne gidilir. Burada kanolara binilerek, eşsiz koylar, tarihi güzellikler, Batık Şehir, Simena gezilir, yüzme ve yemek molaları verilir. Yaklaşık 4 saat süren tur oldukça renkli ve keyiflidir.</p>
<p>Doğa Yürüyüşü: Kaşta, Likya şehirlerinin birbirine yakın olması bu kentleri yürüyerek görmek isteyenler için yürüyüş güzergahları sunmaktadır. Yarımada, Limanagzı, Gedife Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı, Gömbe yaylası alternatif yürüyüş parkurlarıdır.</p>
<p> Mavi Yolculuk: Kaş, &#8216;Mavi Yolculuğun&#8217; önemli duraklarından ve başlama yerlerinden bir tanesidir. &#8216;Kaş Yat Limanında&#8217; konaklayan teknelere, su, elektrik, benzin, duş ve çamaşırhane gibi imkanlar sunulmaktadır.</p>
<p>Balıkçılık: Kaş, Akdeniz&#8217;in en temiz ve berrak sularının bulunduğu, kirlenmenin olmadığı bir ilçedir. Bu yüzden, balık ve deniz ürünleri avcılığı gelişmiştir. Mercan, istakoz, palamut, kefal, kaya sokarı, orfoz, barbunya balıkları en çok avlanan balık türleridir. Ayrıca istakoz, ahtapot avcılığı da yapılmakta ve günlük olarak lokantalarda satılmaktadır. Son yıllarda, Gömbe ve Saklıkent&#8217;te Alabalık Çiftlikleri kurularak hizmete açılmıştır.</p>
<p>Plajlar: Sapsarı kum ve mavi denizin buluştuğu mekanlar, Kaş&#8217;ın benzersiz plajlarının adresleri olmuşlardır. Küçükçakıl, Büyükçakıl, Akçagerme ile Limanagzı önemli plajlardır ve yüzme tutkunları için ideal yerlerdir. Bir doğa harikası Kaputaş plajı Kaş&#8217;a 19 km. mesafededir. 192 basamakla plaja inilmesi, kumunun altın sarısı rengi ve mavinin her tonunun güneşle parlaması plajın çekiciliğini artıran özellikler arasında yer almaktadır.</p>
<p>Ne Yenir?</p>
<p>Akdeniz&#8217;in tipik mutfak yemekleri ünlüdür. Yörede, her mevsimde yetiştirilen taze tarım ürünleri, günlük olarak sunulmaktadır. Her türlü et yemekleri, deniz ürünleri ve balık çorbası meşhurdur. Yörede Arıcılık ve Bagcılık gelişmiştir. Karakovan balı ve çam balı, pekmez alınabilecek ürünlerdir. Yörede bol yetişen keçiboynuzundan yapılan keçi boynuzu pekmezi yöreye özgüdür.</p>
<p>Ne Alınır?</p>
<p>Kaş ve çevresinde el yapımı kilim ve dokumalar üretilmektedir. Yöreye özgü &#8216;Barak kilimi&#8217; ve keçi tüyünden üretilerek dokunan kılçar ünlüdür. Dastar, tülbent, yemeni üretilerek hediyelik eşya olarak satılmaktadır. Ayrıca ceviz ağacından süslemeli çeyiz sandıkları, ağaçtan sehpalar, tahta kaşıklar ve oklavalar yörenin özellikleridir. Ayrıca Kaş&#8217;ın Cuma Pazarı da ünlüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/08/kas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marmaris</title>
		<link>http://uygunoteller.net/2010/08/marmaris.html</link>
		<comments>http://uygunoteller.net/2010/08/marmaris.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 20:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Hakkında Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Plajı]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris Tarihi Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris vikipedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://uygunoteller.net/?p=7584</guid>
		<description><![CDATA[Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu , doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezin her türlü su sporlarına olanak sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazı pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebile- cekleri cennet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THQxlHoX1oI/AAAAAAAANEY/k66wIJWtY1U/s1600/marmaris.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 262px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cfcB-CnLRn0/THQxlHoX1oI/AAAAAAAANEY/k66wIJWtY1U/s400/marmaris.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509082757954262658" /></a></p>
<p>Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu , doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezin her türlü su sporlarına olanak sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazı pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebile- cekleri cennet bir ilçedir.</p>
<p>Kısa bir süre öncesine kadar balıkçılığı, süngerciliği ve ıtırlı bitkileri ile tanınan Marmaris, bugün büyük bir turizm merkezi haline gelmiştir.</p>
<p>Kara ulaşımı yanı sıra Dalaman Havaalanı ve Rodos Feribotları ile kolayca dış dünyaya açılma imkanı bulan Marmaris, Datça yolu üzerinde bulunması, Fethiye yoluna yakınlığı nedeniyle önemini arttırmaktadır. Akdeniz&#8217;deki yatlar için oldukça uygun bir doğal limanı olduğu gibi, Yalancı Boğaz&#8217;daki atölyelerde yat imalatı ve bakımı yapılabilmektedir. Akdeniz iklimine sahip oluşu, kışın bile denize girme imkanı sağlarken, etrafını çepeçevre saran sık ve yüksek dağlar ile çam ormanları, dünyada ender görülen Günlük (Liquidamber Orientalis) ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları Marmaris&#8217;in yeşil dokusunu oluşturur. </p>
<p>Tarihçe<br />
Tarihi M.Ö. 3400&#8242;lere kadar giden Marmaris&#8217;teki ilk yerleşimin, bölgeye başkanlarının adı Kar olan bir kavimin gelmesiyle başladığı iddia edilir. Bölgeye KARIA ismi Kar&#8217;ın ülkesi anlamında sonradan verilmiştir. Ege ve Akdeniz kıyılarının bereketi, bölgeyi devamlı çekici kılmıştır. Böylece, Marmaris zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir. Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos ve Ada uygarlıkları, Mısır, Asdur, İon, Dor, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür. Pyhskos kentin ilk adıdır. </p>
<p>İklim<br />
Akdeniz iklimi etkisi altında bulunan Marmaris&#8217;te yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. </p>
<p>Ulaşım<br />
Karayolu : Marmaris&#8217;ten Türkiye&#8217;nin hemen her köşesinden otobüsle ulaşma olanağı bulunmaktadır. Ayrıca, yakın yöreler olan Bodrum, Datça, Fethiye&#8217;ye de otobüs seferleri yapılmaktadır. Otobüs terminali ilçe merkezine 2 km. uzaklıktadır.<br />
Otogar Tel: (+90-252) 412 30 37<br />
Havayolu : Dalaman Havaalanı, ilçeye 100 km. uzaklıktadır. Ulaşım 7:30 &#8211; 22:00 arasında tarifeli seferler veya havaalanı servis araçları ile yapılmaktadır. Bodrum &#8211; Milas havaalanı (142km) diğer alternatif havaalanıdır.<br />
Dalaman Hava Limanı Tel:(+90-252)792 52 91<br />
Bodrum-Milas Hava Limanı Tel:(+90-252)523 01 01</p>
<p>Gezilecek Yerler<br />
Marmaris Kalesi<br />
Ionyalılar tarafından yapıldığı öne sürülen kale, Büyük İskender döneminde onarımdan geçirilmiş olup, Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Rodos seferi sırasında (1522) büyük çapta genişletilip onarımdan geçmiştir. Kaleden gündüz ve gece olağanüstü bir Marmaris panaromasını seyretmek mümkündür. </p>
<p>Taşhan ve Kemerli Köprü<br />
İskelebaşı semtindeki Taşhan (Muğla yolu 10 km.), kagir kemerli köprüsü ile birlikte kitabesine göre Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. </p>
<p>Physkos Antik Kenti<br />
Antik Caria bölgesinin önemli bir liman kenti olan Physkos&#8217;un kalıntılarını Marmaris&#8217;in kuzeyindeki Asar tepesinde görmek mümkündür. Bu kalıntılar (Akropol) üzerinde sur duvarları günümüze kadar varlıklarını korumuşlardır. </p>
<p>Loryma (Bozukkale) Antik Kenti<br />
Bozburun yarımadasını güney &#8211; batı ucundaki Bozuk koyunda önceleri Oplosika (tophane) bükü adıyla bilinen bölgede, Rodos demelerinden Kasara&#8217;ya bağlı olan Loryma kasabası kurulmuştu. Yerleşim alanındaki en etkileyici yapı, koy girişine bakan Burunbaşı üzerinde bulunan iyi korunmuş berkitmedir. Düzgün kesme taş duvarcılığı ile örülen bu Rodos adasının kenarlarında dokuz dikdörtgen kule vardır. Bugün bunlardan yalnızca kuzeydeki çıkma kule görülebilmektedir. </p>
<p>Amos Antik Kenti<br />
Antik Amos harabelerine Kumlubük koyunun kuzeybatısından, dik sahilin güneyindeki Asarcık denilen tepeden ulaşmak mümkündür. Amos, bir tepe üstünde yer alan tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaidelerden oluşur. Amos&#8217;un çevresi aynı dönemden kalma bir surla çevrilidir. Rodos karşı yakasındaki üç tiyatrodan ikincisi olan Amos tiyatrosu bugün oldukça iyi durumdadır. Oturma yerleri, yan duvar ve sahne evinin üç odasını ayırt etmek mümkündür. Prof. E. Bean bölgede yaptığı kazılarda (1948) İ.Ö 200 civarına ait üç ayrı kira sözleşmesinin koşullarını ele alan dört yazıt parçasını ortaya çıkardı. </p>
<p>Cedrae Antik Kenti (Kleopatra veya şehir adaları)<br />
Saray adası (Kleopatra Adası) Orta Ada ve Küçük Ada olmak üzere üç adadan müteşekkil olan Şehir Adalarından Saray Adasında Roma çağından kalma eski Cedrae ören yeri bulunmaktadır. Uzaklardan surların kalıntıları kolayca seçilebilir. Adanın kuzeybatı yanındaki küçük koyda halk arasında Kleopatra&#8217;nın yüzdüğü rivayet edilen çok ilginç bir plaj vardır. Efsaneye göre bu küçük koy Kleopatra ile Mark Antonius&#8217;un denize girdikleri yer olup, buranın kumu Antonius tarafından Kuzey Afrika&#8217;dan gemilerle getirilmiştir. Söylendiğine göre bu cins kum bugün yalnızca Mısır&#8217;da görülebilmektedir.</p>
<p>Saray adasının doğu kısmında surlarla çevrili yapı kalıntıları Roma döneminden kalmadır. En iyi durumda olan Küçük Tiyatro binasıdır. Dor&#8217;lara ait Apollon tapınağının temelleri üzerinde sonraki yüzyıllarda bir Hıristiyan bazilikası inşa edilmiştir. Saray adasının batı kesiminde bir Agora bulunmaktadır. Bir takım kitabelerden bu bölgede Apollon&#8217;un onuruna atletizm festivallerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Küçük adasındaki nekropolün kalıntıları diğer buluntular ile sütün kabartmaları Ada&#8217;da görülebilir. </p>
<p>Hydas Antik Kenti<br />
Erine &#8211; Bybassios yol güzergahı üzerinde Marmaris&#8217;e 35km. uzaklıkta bulunan Hydas&#8217;da sur kalıntıları, bu kalıntıların güneyinde kare planlı bir mezar anıtı yer almaktadır. Hydas&#8217;a 3 km. uzaklıkta, sahilde bir gözetleme burcu ve bu burç üzerinde birkaç mezar bulunmaktadır. Antik Hydas kasabası, Bozburun yarımadasının kuzeyindeki Selimiye koyundaki (Kamışlı Koy) kurulmuştur. </p>
<p>Erine<br />
Marmaris&#8217;in güneybatısında Datça&#8217;ya uzanan yolun 20. km.sinde güneye Bozburun yönüne dönüldüğünde 2 km.lik asfalt yolla Hisarönü köyüne ulaşılmaktadır. Antik ören yerine buradan 3 km.lik stabilize orman yolu ile gidilir. Erine&#8217;de, Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır. </p>
<p>Castabus (Pazarlık) Antik Kenti<br />
Bu antik ören yeri Hisarlık köyü yakınlarındaki Pazarlık mevkiindedir. Eren dağındaki bu kutsal yere Hisarönü ovasından bir saatlik tırmanışla ulaşılabilir. Tapınak kendisi için yapılan platformun üzerinde yer alır. İ.Ö. 4. yüzyıldan kalma Ion düzenindeki yapı, ayrıca Dor öğeleri de taşımaktadır. Platform üzerinde, tapınak temeli görülebilir. Platformu destekleyen göz alıcı duvarlar günümüze kadar varlığını sürdürebilmişlerdir. Güneydeki alanda yer alan yıkık tiyatro, tapınakla birlikte bölgede tanımlanabilen tek yapıdır. </p>
<p>Saranda (Söğüt) Antik Kenti<br />
Marmaris&#8217;e 45km. uzaklıkta, bugünkü Söğüt köyü yakınındadır. Roma ve Bizans dönemlerinde kesintisiz olarak bir yerleşim birimi olma özelliğini sürdüren Saranda geç Bizans dönemine ait birkaç yapı kalıntısına rastlanmamaktadır. </p>
<p>Bybassios Antik Kenti<br />
Erine yolu üzerinde, Bozburun yönüne devam edildiğinde Bybassios antik kentinin kalıntıları ile karşılaşılır. Bugünkü Orhaniye köyü, kalıntıların bulunduğu tepenin yamacına kurulmuştur. Kentin sur kalıntıları orman içinde dağınık bir arazide yer almaktadır. </p>
<p>Euthenna (Altınsivrisi) Antik Kenti<br />
Cedrai -Marmaris çizgisinin batısında kalan bölgede, antik çağda Rodos&#8217;a bağlı iki önemli kasaba bulunmaktadır. Yerleşim alanını çeviren berkitme sur oldukça iyi durumdadır. Kıyıda ise, boraj kesme taş duvarı tarzı ile örülen antik iskelenin bir uzantısı ile karşılaşılır. Bu ören yerine Karacasöğüt köyü yolundan gidilebilir. </p>
<p>Türbeler ve Camiler<br />
Sarıana Türbesi<br />
Türbe, Sarıana mahallesinde, şehre kuzeydoğudan kuşbakışı bakan bir konumdadır. Yanında yeni bir cami bulunmaktadır. Kanuni Rodos seferine çıkmadan önce kehanetleriyle ünlü Fatma Anayı (Sarıana) burada ziyaret eder. Olumlu yanıt aldıktan sonra Rodos kuşatmasına başlar. Marmaris&#8217;ten hareketinden önce, binlerce Osmanlı askeri Sarıana&#8217;nın ineğinden sağılan sütle kahvaltı yaparak sefere çıkar. </p>
<p>İbrahim Ağa Cami<br />
İbrahim Ağa tarafından 1789 yılında Kemeraltı mahallesinde yaptırılmıştır. Üzerindeki büyük kubbe mimari açıdan dikkati çeker. </p>
<p>Plajlar<br />
Cennet Adası<br />
Marmaris&#8217;e 30 dakikalık bir yolculuk ile ulaşılabilen ada, aslında bir yarımada olup tamamen ormanlarla kaplıdır. Pansiyon ve lokanta gibi hizmet birimlerinin mevcut olduğu Cennet Adası sezon boyu tur teknelerinin uğrak yeri olup yüzme ve eğlence için elverişli bir bölgedir. </p>
<p>Fosforlu Mağara<br />
Turunç ve Kumlubük&#8217;e tur teknelerinin uğrak yeri olan bu doğal mağara, akvaryumu andıran yeşil ve turkuvaz renkli sularda yüzme imkanı sağlamaktadır. </p>
<p>İçmeler<br />
İlçeye 10 km. uzaklıkta bulunan İçmeler, turistik tesisleri, plajı ve eğlence yerleri ile sayılı turistik beldelerimizden biri olmasının yanında hazım sistemine iyi gelen içme suyu ile de dikkat çekmektedir. </p>
<p>Turunç<br />
Marmaris&#8217;e 21 km. uzaklıktaki Turunç köyüne hem deniz yolu hem de karayolu ile ulaşabilmek mümkündür. Eski bir balıkçı kasabası olduğu bilinen köy günümüzde her türlü konfora sahip turistik tesisleri, pansiyonları ve çardak lokantaları ile yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir. </p>
<p>Kumlubük<br />
Turunç&#8217;tan 6 km&#8217;lik bir yolla ulaşılan Kumlubük&#8217;e Marmaris&#8217;ten deniz yolu ile de ulaşabilmek mümkündür. Yeşil ile mavinin iç içe girdiği yöre, temiz denizi ve harika kumu ile bölgenin en gözde plajlarından biridir. </p>
<p>Çiftlik<br />
Deniz yolu ile 2 saatlik bir yolculukla gidilebilen Çiftlik köyüne ayrıca Bakır köyü üzerinden de ulaşabilmek mümkündür. İri kumlu plajı ve çardak lokantaları ile bilhassa yatçıların konaklamak için seçtikleri bir koydur. Koyun içinde küçük bir adası bulunan köy, jeep türü araçlar ile safari turu yapanlar tarafından da tercih edilmektedir. </p>
<p>Günnücek<br />
Marmaris&#8217;e 2 km. uzaklıkta bulunan Günnücek&#8217;te dünyada eşi çok az görülen günlük (Liquidamber orientalis) ormanı bulunmaktadır. Bu ağaçlardan elde edilen sığla yağı ilaç ve parfümeri sanayinde kullanılmaktadır. </p>
<p>Yalancı Boğaz<br />
İlçeye 8 km. uzaklıkta bulunan bu kara parçası, bir gemi kaptanının fırtınalı bir havada burayı körfeze açılan boğaz zannedip gemisini karaya oturtmasından sonra &#8216;Yalancı Boğaz&#8217; adını almıştır. Ağaç yapımı Gulet tersanelerinin bulunduğu bu yöre mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisidir. </p>
<p>Mesire Yerleri<br />
Turgut (Şelale)<br />
Marmaris&#8217;ten 35 km. uzaklıkta bulunan Turgut köyü yolundan 15 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılabilen şelalenin suyu 10 metre yükseklikten akmaktadır. </p>
<p>Bozburun<br />
Marmaris&#8217;in 50 km. Batısında kalan köy otobüslerin mutlaka mola verdikleri, çam, çiçek ve kekik balı ile ünlü bir köyümüzdür. Ülkemizin abide ağaçlarından birisi olan yaklaşık 1000 yıllık ulu bir ağaç bulunmaktadır. Köyde, 26 Ekim &#8211; 28 Ekim tarihleri arasında Uluslararası Bozburun Gulet Festivali kutlanmaktadır. </p>
<p>Yatçılık<br />
Doğal bir liman olan Marmaris Körfezi 1100 kapasiteli üç marina ve 1200 yat kapasiteli 9 yat çekek yerine sahiptir. Mavi yolculuğun odak noktasında bulunan yörede yat turizmini geliştirmek amacıyla çeşitli festivaller düzenlenmektedir. Uluslararası Yat Festivali ve Uluslararası Marmaris Yat Yarışlarını yörenin belli başlı etkinlikleri arasında sayabiliriz. </p>
<p>Marmaris Müzesi<br />
Yat Limanı arkasında bulunan kalede yer alan Marmaris Müzesi, kalenin 1980?1990 yılları arasında restore edilmesiyle 1991 yılında ziyarete açılmıştır. Beşik tonozlu giriş bahçeye açılmaktadır. Avlunun sağındaki ve solundaki merdivenler surlara çıkış sağlamaktadır. Beşik tonozlu mekanlardan ikisi Arkeoloji Salonu olarak düzenlemiştir. Bu salonlarda Helenistik, Roma, Bizans dönemlerine ait amphoralar ile Knidos, Burgaz, Hisarönü kazılarından çıkarılan pişmiş toprak kandiller, figürinler, cam eserler, sikkeler, süs eşyaları sergilenmektedir.</p>
<p>Etnografya Salonunda ise, Osmanlı dönemi sonuna tarihlenen günlük yaşamla ilgili dokuma, halı, kilim, mobilya, bakır mutfak eşyaları, silahlar, takılar sergilenmektedir. Ayrıca bahçede de çeşitli taş eserler bulunmaktadır. </p>
<p>Ne Yenir?<br />
Marmaris&#8217;in tarhanası, dondurması ve surası meşhurdur. Börülce ve et suyundan pişirilen tarhana yaz ayında kışlık olarak hazırlanır. Etin pirinç ile doldurulması suretiyle hazırlanan sura kurban bayramında ve Hıdırellezde her evde pişer. </p>
<p>Ne Alınır?<br />
Geleneksel kadın el sanatları içinde en gelişmiş olan iğne oyalarının türlü çeşitlerini, Marmaris&#8217;te bulmak mümkündür. Liman ve çevresi, kale içi ve kale yolundaki mağazalarda,ülkemizin diğer yörelerinden getirilen bakır, ahşap işi dekoratif malzemeler, takılar, yöresel giysiler turistlere sunulmaktadır. Bu arada yöreden reçel ve bal almayı sakın unutmayın. </p>
<p>Bunları yapmadan dönmeyin<br />
Mavi tura katılmadan </p>
<p>Marmarisin eşsiz güzellikteki beldelerinde Turunçu, Cennet adasını, Bozburunu, Turgutşelalesini, Yalancı boğazı, Günnüceği ziyaret etmeden </p>
<p>Marmaris Müzesini gezmeden </p>
<p>Marmaris tarhanası, sura dondurmasını yemeden </p>
<p>Sayısız antik kentlerini ziyaret etmeden</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://uygunoteller.net/2010/08/marmaris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
